Archive for the 'Bilgimizi Kurcalayalım' Category

İnterpol

28- İnterpol, uluslararası suçluların peşindedir.
interpol
Adının açılımı Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı olan ve İnterpol olarak tanınan teşkilat, suçlu kovalamaz, daha ziyade bir haber dağıtım birimidir. Halen Lyon, Fransa’da bulunan merkezindeki teknik elemanlar, yazı işleri görevlileri, tercümanlar, hukukçular gibi çalışanlarıyla, diğer üye teşkilatlara eline geçen bilgileri ulaştırır ama bünyesinde dedektif yoktur. Orada bir James Bond aramak boşunadır, insanları sorgulayan veya tutuklayan “İnterpol ajanları” bulunmaz.

Für Elise

26- Beethoven ünlü “Für Elise” adlı besteyi Elise için yazmıştır.

Beethoven “Für Elise”yi aslında Elise için değil, Therese için yazmıştır.

Bilinen o ki Beethoven, Viyana’lı bir doktor olan Malfatti’nin kızı Therese’ye bir zamanlar aşıktı. O meşhur besteyi de onun için yazmıştı. 1808 yılına ait bu bestenin elyazma notaları çok harap halde bulunduğunda ise zaten elyazısı çok okunaksız olan Beethoven’in bu bestesinin adı yanlışlıkla Therese yerine Elise olarak okunmuş, günümüze kadar da böyle tanınagelmiştir.

Beethoven

Konserve

23- Konserve edilmiş besinlerde daha az vitamin vardır.

Gördüğü işleme bağlı olarak, konserve edilmiş besinlerde daha fazla vitamin vardır. Çünkü “taze” sebze veya meyve, tarladan veya ağaçtan manava-markete gelene kadar günler , bazen haftalar boyunca vitamin hırsızlarıyla karşı karşıyadır, bunlar; ışık, hava, oksijen ve sıcaklıktır.

Buna karşılık konserve edilecek ürünler, toplandıktan hemen sonra işlendikleri için vitaminlerini de muhafaza ederler. Örneğin derin dondurulmuş taze fasulyenin 100 gramında, açıkta satılanına göre iki kat daha fazla C vitamini vardır. 

Oksijen

22- Ormanlardaki havada daha bol oksijen vardır.

İster Kaz dağı ormanlarında, ister Güney kutbunda, (ve yeterince havalandırılıyor olması koşuluyla) bir binanın içinde yahut Everest’in tepesinde olun, soluduğumuz havadaki oksijen miktarı ortalama %21 civarındadır.

Kazdağları- Akçay civarı

Pek çok insanın ormanda, deniz kenarında veya bir şelalenin karşısında daha rahat nefes aldıklarını iddia etmeleri oradaki oksijen miktarının fazlalığından değil, oksijendeki negatif yüklü iyonların fazlalığındandır. Yağmurdan sonra da oluşan, biyolojik olarak çok aktif olan bu oksijen türü, vücudumuz tarafından pozitif iyonlarla yüklü oksijene göre daha rahat alınabilmektedir, bundan dolayı hava bize daha “taze”ymiş gibi gelir.

Bunun tam tersi olduğunda, yani pozitif iyonlarla yüklü ortamdaki bir hava da bizi yorunluğa, bitkinliğe sürükler. Aslında bu havadaki oksijen miktarı da aynıdır.

Bu yüzden oksijen terapilerinde, denizaltılarda veya uzay istasyonlarında oksijene yapay olarak negatif iyon yüklenir.

Zehirli gazlarla savaş

22- Zehirli gazlarla savaş 20. yüzyılın bir icadıdır.

1. Dünya Savaşı’ndan 1500 yılı aşkın süre önce, 4. yüzyılda Çinliler düşmanlarını hardal gazı üfleyen aygıtlarla etkisiz hale getirmeye başlamışlardı.   

Beyin

21- İnsan beyni tüm hayvanlar alemindeki en büyük beyindir, akıllı insanların beyni de daha ağırdır.

Öncelikle beynimizin ağırlığı ile kalitesi arasında bir ilişki yoktur; kaliteyi belirleyen, dış kabuktaki (cortex) gri hücre miktarıdır. İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1,5 kg.dır. Buna karşılık bir fil veya bir balinanın beyni, 4-5 kat fazladır. Orantı hesabı yapsak bile insan beyni küçük kalır, çünkü farenin beyninin dahi toplam vücuduna oranı yüzde 5′tir, bu da insan/beyin vücut orantısının iki katıdır.

Buna rağmen insanlar satranç oynayabiliyor, filler, balinalar veya fareler oynayamıyor. Bu da zekanın kütlede değil, beyni oluşturan hücrelerin sayısında (insanlarda 15 milyar) ve kalitesinde belirlendiğini gösteriyor.