<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kurcalama &#187; Hayvanatı Kurcalayalım</title>
	<atom:link href="http://www.kurcalama.com/category/hayvanati-kurcalayalim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kurcalama.com</link>
	<description>adına inat herşeyi kurcalamak serbest</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Jan 2009 12:03:14 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>zebra mı yumurtadan, yumurta mı zebradan</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2008/12/29/zebra-mi-yumurtadan-yumurta-mi-zebradan/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2008/12/29/zebra-mi-yumurtadan-yumurta-mi-zebradan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 09:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2008/12/29/zebra-mi-yumurtadan-yumurta-mi-zebradan/</guid>
		<description><![CDATA[Meşhur yumurtalı tavuklu sorumuz bir bakıma zebralar için de geçerli :
Acaba zebralar beyaz renkli olup siyah çizgili midir, yoksa siyah renkli olup beyaz çizgili midir ?
Zebralar günümüzde sahip oldukları çizgili pijamalarını milyonlarca yıl süren bir evrim sonucu geliştirmişler. Zebranın siyah beyaz pijamasının onu nasıl kamufle edebildiği sorunsalını (!) kurcalamadan önce, zebra deyince akla ilk gelebilecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meşhur yumurtalı tavuklu sorumuz bir bakıma zebralar için de geçerli :</p>
<p>Acaba zebralar beyaz renkli olup siyah çizgili midir, yoksa siyah renkli olup beyaz çizgili midir ?<br />
Zebralar günümüzde sahip oldukları çizgili pijamalarını milyonlarca yıl süren bir evrim sonucu geliştirmişler. Zebranın siyah beyaz pijamasının onu nasıl kamufle edebildiği sorunsalını (!) kurcalamadan önce, zebra deyince akla ilk gelebilecek soruyu soralım. Zebra beyaz tenli olup siyah çizgili bir kıyafet mi giymiştir, yoksa kendisi aslında çukulata renkli olup beyaz çizgili bir pijamaya mı sahiptir&#8230;</p>
<div id="attachment_527" class="wp-caption alignleft" style="width: 410px"><img src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2008/12/zebra-camo.jpg" title="zebra-camo" width="400" height="272" class="size-full wp-image-527" /><p class="wp-caption-text">zebra</p></div>
<p> Her zebranın deseni kendine özgüdür, birbirinden farklıdır. </p>
<p>Buradaki desen farkı kalıtsaldır. Yani seçici pigmentasyondan söz edilebilir. Deriye rengini veren pigmentler, melanosit hücrelerinden oluşur. Hangi melanositlerin zebraya pigmentini vereceği belirli kimyasal uyaranlarla iletilir. Bu çizgili şablonun hangi aşamada başladığı tam olarak bilinmese de bebeğin embriyonik döneminde geliştiği tahmin edilmekte.</p>
<p>Peki zebra ne renktir ?</p>
<p> Bu konuda bir araştırma yapıldığında pek çok önerinin ortaya atıldığı görülecektir. Ancak zoologların genel görüşü, zebranın &#8220;<strong>siyah derili bir hayvan olup beyaz çizgiler taşıdığı</strong>&#8220;dır.</p>
<p>Konuyu biraz derinlemesine düşündüğümüzde gerçekten mantıklı olan da budur. Çünkü çizgili şablon, aktif pigmentler (siyah) ve tutulan pigmentler&#8217;den (beyaz) oluşmaktadır. Yani derinin rengi siyahtır, beyaz yerler ise pigmentasyonun (boyamanın) gerçekleşmediği yerlerdir. Yani zebranın tüylerini traş edecek olursak altında siyah bir derinin bulunduğunu görürüz.    </p>
<p>Gelelim çizgili pijamanın zebrayı nasıl koruduğuna, kamufle olmasına nasıl katkıda bulunduğuna :<br />
<img src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2008/12/gp1006l1.jpg" alt="gp1006l1" title="gp1006l1" width="442" height="299" class="aligncenter size-full wp-image-532" /></p>
<p>Yaban hayatını gösteren pek çok belgeselde aslanın pençleleriyle bir zebranın sırtından asılıp, boğazından yakalayıp öldürdüğüne şahit olduğumuzda zavallı zebraya en fazla birkaç saniye için olsa da acır, sonra da bunun doğanın bir kanunu olduğunu hatırlar ve unutur geçeriz, ancak doğanın bu kanunundan çizgili pijaması sayesinde yırtan zebralara ne demeli ?</p>
<p>Her ne kadar bize yeşil çimenler arasında siyah-beyaz çizgili bir hayvanın saklanmasının mantığını anlamak zor olsa da bu çizgiler bir evrim harikası. Aslında zebranın siyah-beyaz, çimenlerin yeşil ya da sarı olması farketmiyor, çünkü zebranın baş düşmanı aslan <strong>renk körüdür</strong>. Dolayısıyla bu düşmandan saklanırken önemli olan şablonun rengi değil <strong>çizgilerdir</strong>. Yani aslan, uzun yeşil bir bitki örtüsünün içinde hareketsiz duran bir zebrayı, gözden kaçırabilir. </p>
<p><div id="attachment_530" class="wp-caption alignright" style="width: 248px"><img src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2008/12/squarespiral.gif" alt="tam ortaya bakınız ve şaşı olunuz" title="squarespiral" width="238" height="242" class="size-full wp-image-530" /><p class="wp-caption-text">tam ortaya bakınız ve şaşı olunuz</p></div><br />
Ancak çizgilerin asıl işlevi zebralar sürü halindeyken ortaya çıkmakta: Zebralar toplu halde yaşarlar ve otlamak için gerekirse yine toplu halde 500 km. yol katederler. Sürü halinde duran zebraların çizgili deseni birbirine karışmakta, dolayısıyla renk körü aslan birsürü çizgili zebra değil, yumak halinde çizgili bir yığın görmektedir. </p>
<p>Bunların içinde tek bir zebrayı ayırdedemediği için de bir saldırı planı geliştirmememekte, hatta hangi zebranın ne tarafa hareket ettiğini bile gözlemleyememektedir. Dolayısıyla sürüdeki küçük ve zayıf zebraları ayırdetmesi de güçleşmektedir.</p>
<p>Zebraların aslanları zorlayan bu şablonları, kendi aralarında bir sorun oluşturmaz; her zebranın deseni ayrıdır ama, zebra bildiği desen şablonundan kendi sürüsünü bile ayırdedebilir.    </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2008/12/29/zebra-mi-yumurtadan-yumurta-mi-zebradan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arılar hakkında bilmediklerimiz&#8230;</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/05/06/arilar-hakkinda-bilmediklerimiz/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/05/06/arilar-hakkinda-bilmediklerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2007 14:35:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>meb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgimizi Kurcalayalım]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/05/06/arilar-hakkinda-bilmediklerimiz/</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda esrarengiz şekilde ölen arılardan sonra, bitki döllenmesinin yapılamayacak olması sonucunda pek yakında domates, salatalık, çilek vb. bir sürü sebze meyveyi ancak rüyamızda göreceğiz galiba. Yaşamımızda bu kadar önemli rol oynayan arıları acaba ne kadar tanıyoruz. Gelin Discover Magazine&#8217;de yayınlanan bazı ilginç bilgilere bir göz atalım.
* Dünyada 16.000 arı türü yaşamakta, çoğu yalnız yaşayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda esrarengiz şekilde ölen arılardan sonra, bitki döllenmesinin yapılamayacak olması sonucunda pek yakında domates, salatalık, çilek vb. bir sürü sebze meyveyi ancak rüyamızda göreceğiz galiba. Yaşamımızda bu kadar önemli rol oynayan arıları acaba ne kadar tanıyoruz. Gelin Discover Magazine&#8217;de yayınlanan bazı ilginç bilgilere bir göz atalım.</p>
<p>* Dünyada 16.000 arı türü yaşamakta, çoğu yalnız yaşayan bu türlerin yalnızca % 5&#8242;i sosyal ve  en yaygın türleri de bildiğimiz bal arısı. Farklı kökenden gelen 3 insanın kavga etmeden duramadığı dünyamızda, 80.000 kadar arı türü de tek bir kovanda huzur içinde koloni oluşturmakta.<span id="more-498"></span></p>
<p>* Erkek arıların tek işlevleri kraliçe arıyla çiftleşmek. Eğer kovanda bir yiyecek kıtlığı olursa, işçi arılar hemen bu tembel damızlıkları kapı dışarı ediyorlar. Ama aslında bu zavallı erkek arılar çiftleştikten hemen sonra karınları parçalanmış bir şekilde ölüyorlar. Çünkü üreme organları  kraliçenin içinde sıkışıp kalarak kopuyor.</p>
<p>* Kraliçe arı ise, pek de zeki olmayan bu ve benzeri bir sürü erkek arıyla çiftleşerek 70 milyondan fazla sperm toplayana dek katliama devam ediyor.</p>
<p>* İşin ilginci 1660&#8242;larda Hollandalı bilim adamı Swammerdam kovandaki büyük arıyı inceleyip, yumurtalığı olduğunu keşfedene dek kraliçe arının Kral olduğu sanılıyordu.</p>
<div style="text-align: center"><img alt="kokuyu alıp anteni diken arılar" title="kokuyu alıp anteni diken arılar" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2007/05/ar%C4%B1lar.JPG" /></div>
<p>* Avustralyalı bilim adamları arıların insan suratlarını ayırabildiğini keşfetmişler. Arılara siyah beyaz fotoğraflar gösterip, artık nasıl yaptılarsa arıların verdikleri doğru cevapları ödüllendirerek bunu ispat etmişler.  Los Alamos laboratuvarlarında ise arıları bomba tespitinde kullanmak üzere eğitmişler. Birazcık şekerli su ödülüyle bomba yapımında kullanılan maddelerin kokusuna karşı hassaslaşan arıların kokuyu alınca antenlerini havaya diktiklerini tespit etmişler. Bkz.üstteki fotoğraf. Pentagon destekli bomba tespit uzmanı arı yetiştirme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.</p>
<p>* Bir arının size doğru yaklaşırken duyduğunuz ve eyvah ayvayı yedik dediğiniz vızıldama sesi dakikada 11.400 kere çırptığı 4 kanatından gelmektedir.  Saatte ortalama 25 km hıza ulaşmak için de bu kadar çabalamaya değer mi diye de düşünmek lazım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/05/06/arilar-hakkinda-bilmediklerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanın en sadık dostu</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/02/19/insanin-en-sadik-dostu/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/02/19/insanin-en-sadik-dostu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2007 09:59:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/02/19/insanin-en-sadik-dostu/</guid>
		<description><![CDATA[Köpekler için insanın en sadık dostu denir ya, herhalde aşağıda izleyebileceğiniz görüntüler bunun en iyi kanıtı olarak tarihe geçecektir. Bıcırık kılıklı minik köpek, genç adamı boğanın gazabından kurtarmakla kalmıyor, koca cüsseli hayvanla bir güzel de dalgasını geçiyor.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Köpekler için insanın en sadık dostu denir ya, herhalde aşağıda izleyebileceğiniz görüntüler bunun en iyi kanıtı olarak tarihe geçecektir. Bıcırık kılıklı minik köpek, genç adamı boğanın gazabından kurtarmakla kalmıyor, koca cüsseli hayvanla bir güzel de dalgasını geçiyor.</p>
<a href="http://www.kurcalama.com/2007/02/19/insanin-en-sadik-dostu/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/02/19/insanin-en-sadik-dostu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kedi ya da kemedi !</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/02/17/kedi-ya-da-kemedi/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/02/17/kedi-ya-da-kemedi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2007 19:56:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/02/17/kedi-ya-da-kemedi/</guid>
		<description><![CDATA[1- Kediler süt sever : Mecbur olmadıkça hiç bir kedi, anne sütünden kesildikten sonra  inek sütü içmek istemez, çünkü içindeki laktoz oranı çok yüksektir ve onların hazmına uygun değildir, ama aç ve susuz ise ne yapsın, önüne başka birşey konmazsa mecburen içecek, ancak her yudum inek sütü kedilerde ciddi hazım sorunlarına yol açar. Çoğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- Kediler süt sever : Mecbur olmadıkça hiç bir kedi, anne sütünden kesildikten sonra  inek sütü içmek istemez, çünkü içindeki laktoz oranı çok yüksektir ve onların hazmına uygun değildir, ama aç ve susuz ise ne yapsın, önüne başka birşey konmazsa mecburen içecek, ancak her yudum inek sütü kedilerde ciddi hazım sorunlarına yol açar. Çoğu kedi aslında su içmeyi tercih eder.<br />
<img alt="kedicik" title="kedicik" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2007/02/rupilg.jpg" /></p>
<p>2- Kediler fare yer : Herhalde bu da Tom ve Jerry&#8217;nin yaratıcılarının bir fantazisi olarak hayatımıza yerleşmiş bir durum; kediler, farelerle oynamayı  ve oynarken onları öldürmeyi severler. Bu, ana menüde fare tercih ettikleri anlamına gelmez. Kediler onun yerine, eğer yakalayabilirlerse tavşan, solucan ve çekirgeleri yemeyi tercih ederler. Çok zor durumda kalmadıkça fare yemezler.</p>
<p>3- Kediler yıkanmayı sevmezler : Kangal köpeği ile birlikte, ülkemizin simgesi olması için daha çok çaba sarfetmemiz gereken Van kedisi gibi pek çok kedi cinsi, suyu çok sever. Kedilerin sevmediği şey, insanların onları suya girmeye zorlamasıdır.</p>
<p>4- Kedilerin mırıldanması, keyiflerinin yerinde olduğunu gösterir : Buyrun bu da bir yanlış inanış, kediler korktuklarında ya da bir yerleri ağrıdığında da mırıldanırlar. Mırıldanmalarının anlamı aslında:&#8221;Heey sen, herkimsen, benim adım kedi, bana biraz daha ilgi gösterir misin ?&#8221; demektir. Örneğin yeni doğmuş ve daha gözleri açılmamış kediler de annelerinin kendilerini bulması için mırıldanarak ona seslenirler.</p>
<p>5- Kediler karanlıkta iyi görebilirler : Kediler karanlıkta biz insanlar ne kadar iyi görüyorsak o kadar görebilir. Ancak kedilerin retinalarının arkasında, Tapetum Licidum adı verilen bir ağ tabaka vardır. Bu tabaka gelen ışığı yansıtır. Böylece ışık retinaya önden ve arkadan olmak üzere iki kere yansır, ve daha etkin şekilde iş görmüş olur. Buna ilaveten retinalarında uvuladan (renkleri görmeleri sağlayıcı) daha fazla reseptör (görme kuvvetini arttırıcı) vardır. Böylece<strong> alacakaranlıkta </strong>göreceli olarak daha iyi görebilirler.</p>
<p>6- Önünüzden karakedi geçmesi uğursuzluk getirir : Eh yani insaf, bu kadar yanlış inanıştan sonra yukarıdaki şirin karakedicik resmini de boşuna koymadım herhalde <img src='http://www.kurcalama.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/02/17/kedi-ya-da-kemedi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kedi Eğitimi</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/02/07/kedi-egitimi/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/02/07/kedi-egitimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2007 11:33:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>meb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/02/07/kedi-egitimi/</guid>
		<description><![CDATA[Bir hayvansever olarak sirklerde hayvanlara çeşitli şaklabanlıklar yaptırılmasından ve bunların da çok akıllı özel eğitilmiş hayvanlar olarak lanse edilmesinden hiç hoşlanmam. Genelde hayvanları aç bırakarak ya da cezalandırarak istediğiniz davranışları yapması için &#8220;eğitmek&#8221; yani bir şartlı refleks kazandırmak pek zor değil. Aşağıdaki videoda Richard Norton adlı bir kediseverin en fazla 5 dakikalık seanslarla 3 gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir hayvansever olarak sirklerde hayvanlara çeşitli şaklabanlıklar yaptırılmasından ve bunların da çok akıllı özel eğitilmiş hayvanlar olarak lanse edilmesinden hiç hoşlanmam. Genelde hayvanları aç bırakarak ya da cezalandırarak istediğiniz davranışları yapması için &#8220;eğitmek&#8221; yani bir şartlı refleks kazandırmak pek zor değil. Aşağıdaki videoda Richard Norton adlı bir kediseverin en fazla 5 dakikalık seanslarla 3 gün içinde toplamda net 28 dakikada kedisine ışık düğmesine basmayı öğretişini göreceksiniz. Adamın bir iddiası yok sadece biraz sabırla bunu yapmanın ne kadar kolay olduğunu gösteriyor.</p>
<a href="http://www.kurcalama.com/2007/02/07/kedi-egitimi/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/02/07/kedi-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrim Harikası Hayvanlar</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/01/30/evrim-harikasi-hayvanlar/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/01/30/evrim-harikasi-hayvanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2007 19:49:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/01/30/evrim-harikasi-hayvanlar/</guid>
		<description><![CDATA[Develer gerçekten de canlıların yaşadıkları ortama uyum sağlamalarının harika birer örneği, tepeden tırnağa çölde yaşamak üzere programlanmışlar. Öncelikle develer hörgüçlerinde su değil, yağ depoluyorlar, çünki vücut ısıları çok yüksek (41 derece) olduğu için az terleyen bu hayvanların su kaybı da minimum düzeyde. Dolayısıyla uzun çöl yürüyüşlerinde öncelikli ihtiyaçları su değil enerji&#8230;o da depodaki (hörgüçteki) yağdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Develer gerçekten de canlıların yaşadıkları ortama uyum sağlamalarının harika birer örneği, tepeden tırnağa çölde yaşamak üzere programlanmışlar. Öncelikle develer hörgüçlerinde su değil, yağ depoluyorlar, çünki vücut ısıları çok yüksek (41 derece) olduğu için az terleyen bu hayvanların su kaybı da minimum düzeyde. Dolayısıyla uzun çöl yürüyüşlerinde öncelikli ihtiyaçları su değil enerji&#8230;o da depodaki (hörgüçteki) yağdan karşılanıyor. Peki vücut ısısı bu kadar yüksek bir hayvana buz gibi suyu içirmek mi, hendek atlatmak mı daha zor? Buyrun : </p>
<a href="http://www.kurcalama.com/2007/01/30/evrim-harikasi-hayvanlar/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a>
<p>Demem o ki, yük taşıyıp çalıştıklarında 1 hafta, çalışmayıp dinlendikleri zaman 2 hafta susuz yaşayabilen bu mucize hayvanların asıl sırları, vücut ısılarının yüksek olmasından geliyor (terlemeye başlayana kadar vücut ısılarının 40 dereceye ulaşması gerekiyor). Üstüne üstlük su kaybını azaltmak için, verdikleri nefesteki nemi bile geri alma yetenekleri var! Geceleri uyurken burunları, verdikleri nefesteki nemi geri alıyor. Serinletme sistemleri bununla da bitmiyor; sırtlarındaki kıllar güneşten korumak üzere çok sık ve kalın, buna karşın karınlarındakiler ise ince ve seyrek olduğu için vücut ısısını aşağıdaki gölgeye veriyor böylece yansıma azalıyor. Hele bir de develer geviş getirirken uzun kirpiklerinin arkasından öyle melul melul bakarlar ki, doyum olmaz. Bu uzun kirpikler de boşuna değil tabii; çöllerde sık sık çıkan çöl fırtınalarında gözlerini daha iyi korumak için!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/01/30/evrim-harikasi-hayvanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendim ettim kendim buldum</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/01/19/kendim-ettim-kendim-buldum/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/01/19/kendim-ettim-kendim-buldum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jan 2007 07:42:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/01/19/kendim-ettim-kendim-buldum/</guid>
		<description><![CDATA[Tanrı eşeği yaratmış ve demiş ki ;&#8221;Sen bir eşeksin, dur durak bilmeden sabahtan akşama kadar çalışacaksın. Sırtında heybeler dolusu yük taşıyacaksın, otla besleneceksin, kıt akıllı, inatçı olacaksın ve 40 sene yaşayacaksın, sen bir eşek olacaksın !&#8221;
Eşek yanıtlamış;&#8221;Ben bir eşek olacağım, ama  sevgili Tanrım 40 sene çok uzun, 20 sene yeter bana.&#8221;
Tanrı bunu uygun görmüş.
Tanrı köpeği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tanrı eşeği yaratmış ve demiş ki ;&#8221;Sen bir eşeksin, dur durak bilmeden sabahtan akşama kadar çalışacaksın. Sırtında heybeler dolusu yük taşıyacaksın, otla besleneceksin, kıt akıllı, inatçı olacaksın ve 40 sene yaşayacaksın, sen bir eşek olacaksın !&#8221;<br />
Eşek yanıtlamış;&#8221;Ben bir eşek olacağım, ama <span id="more-285"></span> sevgili Tanrım 40 sene çok uzun, 20 sene yeter bana.&#8221;</p>
<p>Tanrı bunu uygun görmüş.</p>
<p>Tanrı köpeği yaratmış, ve demiş ki;&#8221; Sen bir köpeksin, insanların evine bekçilik edeceksin ve onun en sadık dostu olacaksın. Sana verilen kemikleri yiyeceksin, kimileri sana tekme atacak, sen de havlayacaksın ve 25 sene yaşayacaksın, sen bir köpek olacaksın !&#8221;</p>
<p>Köpek yanıtlamış; &#8220;Ben bir köpek olacağım, ama 25 sene çok fazla, bana  15 sene yeter.&#8221;</p>
<p>Tanrı bu isteği kabul etmiş.</p>
<p>Tanrı maymunu yaratmış ve demiş ki;&#8221; Sen bir maymunsun, daldan dala sıçrayacak, seni izleyenleri bir palyaço gibi eğlendireceksin ve 20 sene yaşayacaksın, sen bir maymun olacaksın.&#8221;</p>
<p>Maymun yanıtlamış; &#8221; Ben bir maymun olacağım, ama ağaç tepelerinde 20 sene çok fazla, 10 sene yeter bana.&#8221;</p>
<p>Tanrı bunu da uygun görmüş.</p>
<p>En sonunda Tanrı insanı yaratmış ve demiş ki; &#8220;Sen bir insansın, muhakeme yeteneğine sahip tek canlı olacaksın. Kendini diğer hayvanlardan ayıracak zekaya sahip olacaksın. Dünyanın hükümdarı olacaksın ve 30 sene yaşayacaksın, sen bir insan olacaksın !&#8221;</p>
<p>İnsan yanıtlamış; &#8220;Ben bir insan olacağım ama 30 sene çok az Tanrım, bana;</p>
<p>Eşeğin istemediği 20 seneyi,</p>
<p>Köpeğin istemediği 10 seneyi ve</p>
<p>Maymunun istemediği 10 seneyi de ver.&#8221;</p>
<p>Ve Tanrı bu isteği de kabul etmiş.</p>
<p>O gün bu gündür insan 30 sene insan gibi yaşar, sonraki 20 senede eşek gibi çalışıp, sırtında  o yük senin bu yük benim, debelenir durur. Sonra biraz yaşlanır ve 10 yıl kadar köpek gibi evinin bekçisi olur, bazen sert kemikleri ısırmak zorunda kalır, tekme yer ve havlar. Derken  emekli olur ve son yıllarında da maymun gibi yaşar: Bir çocuğunun evinden diğerine zıplar, ve torun eğlendireceğim diye palyaço gibi girmediği kılık kalmaz.</p>
<p><img alt="dede" title="dede" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2007/01/Bert2.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/01/19/kendim-ettim-kendim-buldum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böyle de balık yakalanmaz ki!</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/01/15/boyle-de-balik-yakalanmaz-ki/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/01/15/boyle-de-balik-yakalanmaz-ki/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2007 17:37:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>meb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/01/15/boyle-de-balik-yakalanmaz-ki/</guid>
		<description><![CDATA[Bilmem balık tutmayı sever misiniz? Ben çok severim, bir gün önceden takımları hazırlayıp sabahın alaca karanlığında büyük bir heyecanla balığa gitmek gibisi yoktur. Ama aşağıdaki videoda gösterilen balık avlama tekniğini (tabii buna av denirse) ne bir yerde gördüm ne de duydum.  Birisi dese inanmazsınız ama gerçek.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilmem balık tutmayı sever misiniz? Ben çok severim, bir gün önceden takımları hazırlayıp sabahın alaca karanlığında büyük bir heyecanla balığa gitmek gibisi yoktur. Ama aşağıdaki videoda gösterilen balık avlama tekniğini (tabii buna av denirse) ne bir yerde gördüm ne de duydum.  Birisi dese inanmazsınız ama gerçek.</p>
<div align="left"><a href="http://www.kurcalama.com/2007/01/15/boyle-de-balik-yakalanmaz-ki/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/01/15/boyle-de-balik-yakalanmaz-ki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Donald Duck&#8217;ı kınıyorum</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2007/01/13/donald-ducki-kiniyorum/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2007/01/13/donald-ducki-kiniyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Jan 2007 12:10:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>meb</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2007/01/13/donald-ducki-kiniyorum/</guid>
		<description><![CDATA[Evet yanlış duymadınız, Donald Duck bir haindir, en yakın arkadaşlarına ihanet etmiştir. Gözünün önünde en yakın arkadaşı kurban edilirken o gözünü kırpmadan orada saf tutmuş, ortama perdeli ayak uydurmuştur. Kendisine hiç yakıştıramadık ve tüm hayvanlar alemi adına bu davranışını kınıyoruz. Gerçi sonunda doğru yolu bulmuş görünüyor, belki duaları kabul edilir de günahları affolunur&#8230;

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet yanlış duymadınız, Donald Duck bir haindir, en yakın arkadaşlarına ihanet etmiştir. Gözünün önünde en yakın arkadaşı kurban edilirken o gözünü kırpmadan orada saf tutmuş, ortama perdeli ayak uydurmuştur. Kendisine hiç yakıştıramadık ve tüm hayvanlar alemi adına bu davranışını kınıyoruz. Gerçi sonunda doğru yolu bulmuş görünüyor, belki duaları kabul edilir de günahları affolunur&#8230;</p>
<p align="left"><a href="http://www.kurcalama.com/2007/01/13/donald-ducki-kiniyorum/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2007/01/13/donald-ducki-kiniyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazarken bile uyuyasım geldi</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2006/12/29/yazarken-bile-uyuyasim-geldi/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2006/12/29/yazarken-bile-uyuyasim-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Dec 2006 10:53:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2006/12/29/yazarken-bile-uyuyasim-geldi/</guid>
		<description><![CDATA[En tembel 10 hayvan :
1. Koala günde 22 saat uyur  (!!!)2. Tembel Hayvan günde 20 saat uyur
3. Armadillo (bkz. resim 1) günde 19 saat uyur

4. Keseli Sıçan günde 18 saat uyur
5. Lemur (bkz. resim 2) günde 16 saat uyur

6. Hamster günde 14 saat uyur
7. Sincap günde 14 saat uyur
8. Kedi günde 13 saat uyur
9. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En tembel 10 hayvan :</p>
<div align="left">1. Koala günde 22 saat uyur  (!!!)2. Tembel Hayvan günde 20 saat uyur</p>
<p>3. Armadillo (bkz. resim 1) günde 19 saat uyur</p>
<p><img alt="armadillo" title="armadillo" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2006/12/Armadillo.jpg" /></p>
<p>4. Keseli Sıçan günde 18 saat uyur</p>
<p>5. Lemur (bkz. resim 2) günde 16 saat uyur</p>
<p><img alt="Halka kuyruklu Lemur" title="Halka kuyruklu Lemur" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2006/12/ring-tailed%20lemur.jpg" /></p>
<p>6. Hamster günde 14 saat uyur</p>
<p>7. Sincap günde 14 saat uyur</p>
<p>8. Kedi günde 13 saat uyur</p>
<p>9. Domuz günde 12 saat uyur</p>
<p>10. Karıncayiyen günde 11 saat uyur</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2006/12/29/yazarken-bile-uyuyasim-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Örümcekler</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2006/12/24/orumcekler/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2006/12/24/orumcekler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Dec 2006 14:31:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2006/12/24/orumcekler/</guid>
		<description><![CDATA[30- Örümcekler böcektir.
Yılanlar kuşlarla ne kadar akraba ise, örümcekler de o kadar böcektir. Örümcekler ayrı bir canlı türü olan arachnidler sınıfındandır ve onları böceklerden ayıran birkaç farktan en önemli ve belirgin olan ikisi şunlardır:
Birincisi tüm böceklerde olan duyargaları (ya da &#8220;anten&#8221;leri) yoktur.
İkincisi böceklerin üç çift bacağına karşın onların dört çift bacağı vardır.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>30- Örümcekler böcektir.</p>
<p>Yılanlar kuşlarla ne kadar akraba ise, örümcekler de o kadar böcektir. Örümcekler ayrı bir canlı türü olan arachnidler sınıfındandır ve onları böceklerden ayıran birkaç farktan en önemli ve belirgin olan ikisi şunlardır:</p>
<p>Birincisi tüm böceklerde olan duyargaları (ya da &#8220;anten&#8221;leri) yoktur.</p>
<p>İkincisi böceklerin üç çift bacağına karşın onların dört çift bacağı vardır.</p>
<div style="text-align: center"><img id="image105" alt="Ã�rÃ¼mcek - BÃ¶cek" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2006/12/%C3%B6r%C3%BCmcek.JPG" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2006/12/24/orumcekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Timsahın gözyaşları</title>
		<link>http://www.kurcalama.com/2006/12/21/timsahin-gozyaslari/</link>
		<comments>http://www.kurcalama.com/2006/12/21/timsahin-gozyaslari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2006 21:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvanatı Kurcalayalım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurcalama.com/2006/12/21/timsahin-gozyaslari/</guid>
		<description><![CDATA[27- Timsah avını yerken ona üzülürcesine sahte gözyaşı döker.



Timsahlar yemek yerken ağlıyormuş gibi görünürler. Ancak bu üzüntüden ya da pişmanlıktan değildir. İştahlı hayvanlar olmalarından dolayı, çoğu zaman büyük lokmalar kopararak yerler. Ancak, aynı zamanda nefes de almaları gerekmektedir, bu da gözyaşı bezlerine baskı yapar ve avlarını yerken ağlıyorlarmış görüntüsü verir.
Muhtemelen Romalı ünlü tarihçi Plinius, &#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>27- Timsah avını yerken ona üzülürcesine sahte gözyaşı döker.</div>
<div>
<div>
<div style="text-align: center"><img title="gözyaşı" alt="gözyaşı" src="http://www.kurcalama.com/wp-content/uploads/2006/12/idioms03.gif" /></div>
<div>Timsahlar yemek yerken ağlıyormuş gibi görünürler. Ancak bu üzüntüden ya da pişmanlıktan değildir. İştahlı hayvanlar olmalarından dolayı, çoğu zaman büyük lokmalar kopararak yerler. Ancak, aynı zamanda nefes de almaları gerekmektedir, bu da gözyaşı bezlerine baskı yapar ve avlarını yerken ağlıyorlarmış görüntüsü verir.</div>
<div>Muhtemelen Romalı ünlü tarihçi Plinius, &#8221; Historia Naturalis&#8221; (Doğa Tarihi) kitabında buna (yanlış olarak) değinen ilk kişidir, o zamandan beri timsah gözyaşları, sahte üzüntü anlamında kullanılmıştır, aslında olay doğal bir refleksten başka birşey değildir.</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurcalama.com/2006/12/21/timsahin-gozyaslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
