Domatesin çekirdeği kırmızı…
Bugün yokluğunu düşünemiyeceğimiz gıdaların en başta gelenlerinden domatesin tarihi aslında çok yeni, 1850 lerde Sultan Abdülmecid tarafından getirilmiş ama sofralara gelişi 1960 ları bulmuş. 1970’de 2 milyon ton ürettiğimiz domatesi çok sevmiş olmalıyız ki 1985’deki 4 milyon tonluk üretim şimdilerde 10 milyon tona çıkarak, Çin (36 m.t.) ve ABD (13 m.t.) nin ardından dünyanın 3. büyük üreticisi olmuşuz. FAO 2005 verilerine göre, günlük kişi başı tüketimde Yunanistan 1., Mısır 2. ve Türkiye de 3. durumda.
Meksika ve Peru’da yüzyıllardır bilinen domates Amerika’yı keşfe giden Ispanyollar tarafından dünyaya 16.yy da tanıtılmış. İlk başlarda zehirli sanıldığı için pek dikkate alan olmamış (aslında meyvası hariç bitki zehirlidir). Başlarda afrodizyak etkisi olduğu iddia edilmiş hatta Fransızlar “pommes d’amour” (aşk elması) diyerek şifa niyetine yemişlerdir.
Domates kelimesinin kökeni de Azteklerin verdiği isim olan tomatl’dan gelmektedir. Ispanyollar tomate demiş,İngilizler de hem daha önceki potato (patates) ile kafiye olsun diye hem de ispanyolca olan her şeye bir “o” taktıkları için tomato demişler. Ülkemizde ise Fransız etkisiyle başta Avrupa elması veya Firenk denmiş. Türk Dil Kurumu domates kelimesinin Rumcadan geçtiğini söylese de, ben sonradan aynı mantıkla patatese uysun diye domates dendiğini düşünüyorum.
Avrupa’da 1800’lerde yaygınlaşan domates, ABD’de ancak 1900’lerden sonra tutulmaya başlanmış ve günümüzde, en çok tüketilen sebzeler arasında patatesten sonra 2. sırayı almışdır. Konserve çorba, ketçap ve diğer formlarıyla ortalama bir Amerikalının yıllık kişi başı 24 ton olan işlenmiş sebze tüketiminin 10 kg.ı domatese aittir. Domatesin sınıflandırılmasıyla ilgili ilginç bir not da şöyle: Amerikan Kongresi 1883’de ithal edilen sebzelere % 10 luk gümrük vergisi koymuş. Domatesin bu kapsamdan çıkarılmasını isteyen bir ithalatçı da dava açarak domatesin Botanik biliminde bir meyva olduğunu ve vergi dışı kalması gerektiğini anlatmış. Ama mahkeme, bilimsel olarak domatesin bir meyva olduğunu kabul etmekle beraber yeniliş şeklinin meyvalar gibi yemekten sonra değil de ya yemeğin içinde ya da salata olarak tüketildiğini göz önüne alarak domatesi sebze olarak ilan edip davayı reddetmiş.
Domatesin besin değerlerine gelirsek anti oksidan özelliğiyle bugünlerde herkesin dilinde ama günlük C vitamini ihtiyacının yarısının orta boy bir domatesten elde edilebilmesi de iyi bir şey, ayrıca domatese kırmızı rengini veren lekopenin erkeklerde prostat kanseri riskini 1/3 oranında azalttığı araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Konuyu kurcalarken bir şey daha öğrendim. Ketçap kelimesinin Amerikalılar tarafından uydurulduğunu sanıyordum. Ketchup, cetchup ve catsup da denilen sözcüğün aslının , 1700 lerde tüccar gemileriyle İngiltere’ye getirilen Çin balık sosuna verilen Çince isimden geçtiği sanılmaktadır.
