Nereye Kadar ?
Dünyanın oluşumundan bugüne kadar geçen süre ile, insanoğlunun ortaya çıkışından bugüne kadar geçen süreyi kozmik takvim başlığında incelediğimizde yaşlı dünyamızda ne kadar yeni olduğumuzu görmüştük. Bu kısa zaman diliminde yeryüzünde bulabildiğimiz her türlü hammaddeyi kendi ihtiyaçlarımız için tepe tepe kullandık. Peki nereye kadar?
Isınmadan tutun da barınmaya vs. her türlü günlük ihtiyacımızda artık onlarsız yapamayacağımızı düşündüğümüz ürünleri elde ettiğimiz hammaddeleri bugünkü hızıyla kullanmaya devam edersek, kaç yıl sonra tükeneceklerine dair bir çalışmayı burada paylaşmak istiyorum, isim olarak hepsini biliyoruz, ancak bir kimyager olmadığım için de kullanım alanları bariz olanlar (demir, petrol, doğalgaz gibi) haricindekilere kısa hap bilgiler ekledim. Bakalım insanoğlu eğer dünyayı kendi başına yıkmayı başaramazsa ve alternatiflerini üretemezse bu değerli hammaddelere kaç yıl sonra veda edecek :
1- Krom, 350 yıl sonra (paslanmaz çelik, korozyon önleyici, tuğla)
2- Demir, 300 yıl sonra
3- Mangan, 250 yıl sonra (çelik üretimi, tıp, demiryolu makaslarının ve kasaların yapımında, ayrıca seramik sanayiinde)
4- Linyit, 230 yıl sonra
5- Taşkömürü, 200 yıl sonra
6- Nikel, 160 yıl sonra (Bakır-nikel alaşımlarından yapılan tüpler, deniz suyundan tatlı su elde edilen tesislerde kullanılır. Madeni paraların, nikel-kadmiyum pillerin ve zırh kaplamalarının yapımında da yararlanılır, kimya sanayiinde, elektrikli aletlerde, petrol sanayiinde ve mutfak aletleri yapımında kullanılır)
7- Kalay, 120 yıl sonra (Metalleri aşınmaya karşı korumak amacı ile kaplanmasında, düşük sıcaklıkta süperiletkenlik özelliği nedeniyle, mıknatıs yapımı gibi bir çok uygulamada)
8- Kurşun, 90 yıl sonra (Otomotiv, makina imalatı, inşaat, ambalaj, matbaa)
9- Bakır, 90 yıl sonra (elektrik-elektronik sanayii)
10- Doğalgaz, 75 yıl sonra
11- Petrol, 45 yıl sonra

12- Çinko, 45 yıl sonra (Otomotiv, elektrik, donanım, Çinko oksit; boya, yazıcı mürekkepleri, sabun, tekstil ürünleri, elektronik aletler, kauçuk yan ürünleri, yer kaplamaları, plastik ve kozmetik ürünler gibi günlük yaşamımızın çeşitli tamamlayıcılarında karşımıza çıkmakta)
13- Civa, 35 yıl sonra (Termometrelerin, barometrelerin, difüzyon pompalarının ve daha birçok laboratuvar gerecinin yapımında kullanılır. Civa buharlı lambaların ve reklam ışıklandırmalarının, cıvalı şalterlerin, diş hekimliğinde kullanılan bazı karışımların, koruyucu boyaların, böcek öldürücü ilaçların ve pillerin yapısında da bulunur)






Londra, Berlin ve Singapur ofislerinde 500 den fazla çalışanıyla, New York’un yeni ikiz kulelerinden yeni Wembley stadyumuna, Kazakistan’daki Barış ve Uzlaşı sarayından (bir Türk şirketiyle ortak proje), Hong Kong ve Londra havaalanlarına kadar yüzlerce önemli işe imza atan mimarlık şirketinin hangi işini tanıtacağıma karar veremedim. En önemli özellikleri yüksek teknolojili yapı elemanlarıyla, iç mekanları kolonlarla bölmeden ferah, aydınlık ve çevre dostu tasarımları.
Bunlardan birini tanıtarak yazıya başlayalım. Artık Londra’nın sembolleri arasında gösterilen ve gökdelenlere karşı olanların görünümünden dolayı “turşuluk hıyar” dedikleri (nedense bana da pırlantalarla işlenmiş nükleer başlıklı bir füzeyi çağrıştıran), 41 katlı ve 180 m yüksekliğindeki, “Swiss Re” sigorta şirketinin merkez binası aslında Londra’nın ilk çevre dostu gökdeleni. Ortaya doğru genişleyen aerodinamik yapısı ve camla kaplı cephesi sayesinde, klasik dikdörtgen gökdelenlerle karşılaştırıldığında büyük sıkıntı yaratan rüzgar koridorlarını engellemesi, doğal ışıktan ve havalandırmadan daha fazla yararlanması gibi faktörlerle binanın enerji tüketimi % 50′ye varan oranlarda azaltılmış.
Aslında binanın spiral şekli de salatalıktan çok, doğaya uyumlu gözükmesi için bir çam kozalağını andırmakta. İç mekan alanı brüt 76000, net 42000 m2 olan binanın 24000 m2 lik dış cephesinde 5500 adet cam panel kullanılmış. Cephedeki diyagonal geçiş, üçgenler oluşturarak birbirine kenetlenen çelik elemanlarla mümkün kılınmış böylece iç mekanlarda kolon kullanmadan ferahlık sağlanmış. Cephedeki spirallik içeride de devam ediyor ve tüm katlarda yer alan spiral atriumlar her katta 5 derece dönerek üst kata çıkıyor ve ışıkkuyusu adı verilen bölmelerle doğal havalandırmaya yardımcı oluyor.
Her 6 katta bir oluşturulan bahçeler hem hareket halindeki havayı temizlemeye yardımcı oluyor, insanlara huzurlu bir dinlenme ortamı sağlıyor hem de yangına karşı binayı güvenli bölgelere ayırmış oluyor. Ayrıca binanın dışındaki çift camlı cephe ile ofislerin camları arasında kalan boşluk, ısıtma ve soğutmayı gerektirmeyen bir tampon oluşturuyor ve ofislerde kullanılıp atılan havayla ve gökdelenlerde olmayan bir şekilde hava şartlarına göre açılabilen dış cephe camları ile mevsime göre havalandırılıyor. 

