Türk Dil Kurumu’nun 2005 Türkçe Sözlüğünde, kökenlerine göre yabancı sözcüklerdeki ilk 10 dil ve kullandığımız sözcük sayısı şöyle:
Arapça – 6463
Fransızca – 4974
Farsça – 1374
İtalyanca – 632
İngilizce – 538
Yunanca – 399
Latince – 147
Almanca – 85
Rusça – 40
İspanyolca – 36
Bazı örneklerle konuyu süsleyelim ki azıcık şaşıralım, a bunun da mı kökeni Türkçe değilmiş diyelim.
Domates, sardalya, sübye, tarator, maça ve kupa, Rumca’dan;
Dekan, doçent, dübel, kuruş, otopark, revir, trafo, şablon, Almanca’dan;
Cunta, fisto, kadastro, kanarya, palavra, papel, sigara, tabaka, İspanyolca’dan;
Balina, bomba, damacana, dümen, fabrika, fırtına, güverte, iskele, izbandut, karga, korna, lokanta, numara, reçete, peçe, pastane, pırlanta, pirzola, piyasa, poğaça, postane, pusula, racon, salça, sedye, tavla, tabela, tornavida, tulumba, vardiya, volta, zebra, İtalyanca’dan;
Anahtar, bezelye, budala, enginar, gübre, halat, güğüm, fidan, fistan, ıhlamur, iskemle, ızgara, kavanoz, kestane, kiremit, kundak, kutu, manav, mandıra, marul, maydanoz, papatya, paspal, pırasa, pide, semer, sınır, takunya, temel, tırpan, tuğla, yulaf ve neredeyse tüm balıkların ve diğer kabukluların isimleri, Yunanca’dan dilimize yerleşmiş.
Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce’den geçenler ise zaten kendilerini belli ediyorlar, müsaadenizle onları hiç kurcalamayalım.