Archive for December 15th, 2006

15 Aralık ….

1806 – Napolyon Bonapart Polonya, Varşova’ya girmiş.

1890 – Siu’ların şefi Oturan Boğa, Güney Dakota’da polisin tutuklama girişimi sırasında öldürülmüş.

1915 – İngilizler Gelibolu’dan çekilmeye başlamış.

1936 – Ankara 19 Mayıs Stadyumu Başbakan İsmet İnönü tarafından açılmış.

1939 – “Rüzgar Gibi Geçti” filmi Atlanta’da gösterime girmiş.

1941 – 769 Rumen Yahudisi yolcusuyla Filistine gitmekte olan Struma gemisi İstanbul’a gelmiş, hiçbir ülkenin almaması ve iniş izni verilmemesi sonucu 23 Şubat 1942′de limandan ayrılan gemide 7 gün sonra (nedeni bilinmeyen?) bir patlama sonucu 1 kişi hariç kurtulan olmamış.

struma.jpg

1966 – Walt Disney ölmüş.

1970 – Sovyet uzay aracı Venüs gezegeninden ilk mesajını yollamış.

1986 – Naim Süleymanoğlu Türk vatandaşı olmuş.

2001 – Piza kulesi 11 yıllık bir güçlendirme çalışmasından sonra tekrar ziyarete açılmış.

Garanti Bankası

Daha önce internet bankacılığıyla Denizbank’tan Garanti’ye hesaplarım arası yaptığım EFT 4 saat sonra gerçekleşmişti. Ben o zaman Denizbank’ın parayı geç yolladığını düşünmüştüm. Geçenlerde Denizbank’tan Akbank’a yaptığım EFT’de ise para 2-3 dakikada geldi. Dur bakalım ben şunu bir kurcalayayım deyip bu sefer Akbank’tan Garanti’ye sabah 10.00′da bir EFT yaptım. Tam tamına 6 saat sonra para hesaptaydı.
logo.gif  Yani hiç de öyle en hızlı, VINN VINNNNN durumları falan yok. Buradan şöyle bir sonuç ve Ahmet Vardar fırçası çıkartırsak ayıp olmaz herhalde.

- “Garanti Bankası cevap ver, şube hesabına aldığın paralarımızı 5-6 saatliğine nerede kullanıyorsun, bunu banka mı kullanıyor, oradaki memurlar mı kullanıyor yoksa ben mi olur olmaz herşeye kıllanıyorum”

Oksijen

22- Ormanlardaki havada daha bol oksijen vardır.

İster Kaz dağı ormanlarında, ister Güney kutbunda, (ve yeterince havalandırılıyor olması koşuluyla) bir binanın içinde yahut Everest’in tepesinde olun, soluduğumuz havadaki oksijen miktarı ortalama %21 civarındadır.

Kazdağları- Akçay civarı

Pek çok insanın ormanda, deniz kenarında veya bir şelalenin karşısında daha rahat nefes aldıklarını iddia etmeleri oradaki oksijen miktarının fazlalığından değil, oksijendeki negatif yüklü iyonların fazlalığındandır. Yağmurdan sonra da oluşan, biyolojik olarak çok aktif olan bu oksijen türü, vücudumuz tarafından pozitif iyonlarla yüklü oksijene göre daha rahat alınabilmektedir, bundan dolayı hava bize daha “taze”ymiş gibi gelir.

Bunun tam tersi olduğunda, yani pozitif iyonlarla yüklü ortamdaki bir hava da bizi yorunluğa, bitkinliğe sürükler. Aslında bu havadaki oksijen miktarı da aynıdır.

Bu yüzden oksijen terapilerinde, denizaltılarda veya uzay istasyonlarında oksijene yapay olarak negatif iyon yüklenir.